Yargı dizisinin başarılı oyuncusu Pınar Deniz, Ceylin karakteri Emmy Ödülleri olarak bilinen Produ Ödüllerinde 'En İyi Kadın Oyuncu' Ödülünü kazandı Abone Ol Oyuncu Pınar Deniz , Yargı dizisinde canlandırdığı Ceylin karakteri ile Latin Amerika’nın Emmy Ödülleri olarak bilinen Produ Ödülleri ’nde ‘Yabancı Dilde En İyi Kadın Oyuncu’ ödülünü kazandı. Latin Amerika ve İspanya’yı kapsayan, İspanyolca yayıncılık dünyasının en büyük ödülleri olan Produ Ödülleri 1 Kasım’da gerçekleştirilen ödül töreni ile sahiplerini buldu. ‘Yabancı Dilde En İyi Kadın Oyuncu Ödülü’nü kazanan Pınar Deniz, ödül törenine bir teşekkür videosu ile katıldı. Kanal D’de üçüncü sezonu ile ekrana gelen Yargı; Avrupa, Asya ve Orta Doğu’nun yanı sıra Latin Amerika’da da çok büyük ilgi görerek hem seyircilerin hem de eleştirmenlerin favorisi olmuş; uluslararası bir fenomene dönüşmüştü. Yargı, geçtiğimiz ay açıklanan Amerikan Televizyon Akademisi’nin verdiği Uluslararası Emmy Ödüllerinde de ‘En ...
Son dakika haberi... İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı, Dilan Polat ve Engin Polat hakkında yurtdışı çıkış yasağı şeklinde adli kontrol tedbiri uygulandığını ve tüm mal varlıklarına el konulduğunu açıkladı. İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, kara para aklama iddialarıyla gündemde olan Dilan ve Engin Polat hakkında yurtdışı çıkış yasağı şeklinde adli kontrol tedbiri uygulandığını ve tüm malvarlıklarına el konulduğunu açıkladı. Açıklamada aynı zamanda dosyaya kısıtlılık kararı verildiği de duyuruldu. Sosyal medya fenomeni Dilan Polat ve Engin Polat çiftine ait Rise And Shine isimli kozmetik şirketinin ticareti de durdurulmuştu. MASAK raporuna göre, bu sahte belge düzenleme iddiasına ilişkin alınmıştı.
İngiltere'de iskeletinin tamamına yakını bulunan ilk dinozor üzerindeki çalışmalar 150 yılın ardından sonlandı. İngiltere 'de İskeletinin tamamına yakını bulunan dinozor üzerindeki çalışmalar 150 yılın ardından sonlandı. Yaklaşık 150 yıldır Scelidosaurus'un sırtlarında büyük kemik plakalar ve sivri dikenler olan Stegosaurlar ve zırhlı plakalara sahip Ankylosaurlar arasındaki kayıp halka olduğu düşünülüyordu. Tüm bunların ardından bilim insanları Scelidosaurus'un sadece Ankylosaurlar'ın atası olduğunu tespit etti. İngiltere Jurassic'ten otçul zırhlı ornithischian dinozor cinsi olan Scelidosaurus erken Jurassic Döneminde, Sinemuryan'dan Pliensbach dönemlerine kadar 191 milyon yıl önce yaşamıştı.
Bilim insanları, her bir insanı benzersiz kılan beyin hücrelerini belirlemeyi başardı. Yeni çalışma, beynimizde 3.000 yeni hücre türünü ortaya çıkarttı. Bilim insanları uzun süredir insan beyninin karmaşıklığını çözmeye çalışıyor ve vücudumuzun çalışmasını sağlayan organın hücresel yapısını anlamak ve haritasını çıkarmak için ellerinden geleni yapıyor. Şimdi araştırmacılar, insan beyninde 3.000’den fazla beyin hücresi tipi keşfettiklerini ve bu hücrelerin bağlantıların her insanı benzersiz kılan şey olduğunu açıkladılar. YENİ ÇALIŞMA BİLDİKLERİMİZİ ARTTIRIYOR Yeni çalışma, korteks gibi yalnızca belirli beyin bölgelerindeki beyin hücre türlerini haritalandıran önceki araştırmaları temel alıyor. Bu çalışmalar 100’den fazla farklı beyin hücresi tipi bulmuştu. Ancak beyin haritalamasını beynin neredeyse 100 farklı bölgesine kadar genişleten yeni çalışmalarla bu bilgi genişletildi. Chip'te yer alan habere göre araştırmacılar, bu bölgelerin çoğunun, şimdiye kadar hiç kimsenin görmediği b...
Uluslararası bir bilim insanı ekibi, Çin'de daha önce bulunan diğer insansı türlerine (hominin) benzemeyen eski bir insan fosili tanımladı. Abone Ol Henüz sınıflandırılamayan ve HLD 6 adı verilen fosil, Neandertalleri oluşturan soya, Denisovalılara veya bir başka insan atasına benzemiyor. Independent Türkçe'de yer alan bu bulgu, insanın soyağacına yeni bir dal eklenmesi gerekeceği anlamına gelebilir. Çene, kafatası ve bacak kemiklerinden oluşan kalıntılar ilk kez 2019'da ülkenin doğusundaki Hualongdong Mağarası'nda keşfedilmişti. 300 BİN YIL ÖNCESİNE TARİHLENMİŞTİ Yaklaşık 300 bin yıl öncesine tarihlenen kalıntıların, 12-13 yaşlarında bir çocuğa ait olduğu anlaşılmıştı. O zamandan beri Çin Bilimler Akademisi'nde inceleniyordu. Uzmanlar uzun incelemelere rağmen kalıntıları bilinen bir soyla eşleştirememişti. Çin'deki Şi'an Ciaotong Üniversitesi, Birleşik Krallık'taki York Üniversitesi ve İspanya'nın İnsan Evrimi Ulusal Araştırma Merkezi'nden araşt...
Marmaris’teki Boncuk Koyu kum köpekbalıkları için özel koruma altında. Yüzmek için bile girmek yasak. Her yıl yaz başında koya gelen köpekbalıkları bu yıl da rutinlerini bozmadı, üremek için koya akın etti. Dünya Çevre Günü’nden önce koya girdik ve köpekbalıkları için yapılan çalışmaları takip ettik.
Akdeniz Koruma Derneği’nin ekibiyle buluştuğumuzda onlar için sıradan bir çalışma günü başlıyordu. Benim için ise bu bir ilkti. Dalış kıyafetlerini çabucak giydim.
Suya inmeden ekibin uzmanlarından kısa bilgiler aldım. Bu bilgilere göre Kum köpekbalıklarının büyüklüğü 2,5 metreye kadar çıkabiliyor. 20 yıldan fazla yaşıyorlar. Bu süre köpekbalıkları için ‘uzun’ sayılıyor. Ama doğurganlıkları düşük ve av baskısı altındalar. Bu da onların durumunu hassas hale getiriyor.
‘BENİM BOYUMDAYDI’
Ekipten Vahit bana rehberlik yaptı. Kıyı hattı boyunca denizin cam gibi berrak yüzeyinde yüzerek köpekbalıklarını aramaya başladık. Denizin altındaki canlılık göz alıcıydı. Belgesellerde görmeye alışkın olduğum sahneler birkaç metre uzağımdaydı. Köpekbalıkları ise sanki kayaların ardından o soğuk gözleri ve sivri burunlarıyla aniden çıkacakmış gibiydiler. Çeşit çeşit balıklar ve hatta vatozlar etrafta dolaşıyorlardı. Ekibin bir diğer üyesi Ezgi bizden biraz ötedeydi. Şansın ondan yana olduğunu tekneye dönünce öğrenecektik. Büyükçe bir köpekbalığı onun yakınından geçip gitmişti. ‘Neredeyse benim kadardı’ diyerek büyüklüğü hakkında bir fikir de verdi. Biz heyecan ve merak içinde aramaya devam ettik. Ama onlar bize değil deniz altındaki kameralara yakalanmayı tercih etmişlerdi. Kameralar görüntüleriyle doluydu.
DENİZ ONLARA EMANET
Akdeniz Koruma Derneği, Gökova Körfezi’nden Kaş’a kadar uzanan geniş bir alanda faaliyet yürütüyor. Nadir deniz canlılarının korunmasından, kaçak balıkçılığa ve deniz kirliliğine kadar birçok konuda çalışmalar yapıyor. Uluslararası alanda da saygın bir yeri var. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın desteğiyle birçok projeyi başarıyla uyguluyorlar. Zafer Kızılkaya’nın liderliğinde 17 kişiden oluşan ekipte biyologlar, zoologlar ve su ürünleri uzmanları yer alıyor. Tabiat Varlıklarını Koruma Genel Müdürü Mehmet Ali Kahraman ise köpekbalıklarının korunmasına verdiklerini önemin altını çiziyor. Sadece köpekbalıkları değil, Akdeniz fokları, vatozlar ve diğer nadir türler de bakanlığın takibi altında.
DENİZ CANLILARINA TAHSİS EDİLMİŞ KOY
Boncuk koyu öyle sıradan bir koy değil. Tam anlamıyla köpekbalıklarına tahsis edilmiş. ‘Kum köpekbalığı’ adlı türün Akdeniz’de bilinen tek üreme alanı. Özel koruma altında. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’na bağlı Tabiat Varlıklarını Koruma Genel Müdürlüğü ve Akdeniz Koruma Derneği burada çok özel bir koruma projesi yürütüyor. Ne balıkçı tekneleri ne tur tekneleri ne de özel yatlar koya girebiliyor. Türkiye’de ‘Deniz Korucuları’ sadece burada var. Güçlü motorlara sahip özel tekneleriyle sürekli devriye halindeler. Özellikle yılın bu zamanlarında... Çünkü Kum köpekbalıkları üremek için Boncuk koyuna geliyorlar. Sabahın erken saatlerinden itibaren koy onların hâkimiyetine giriyor. Köpekbalıklarının yoğunlaştığı kıyı şeridinde deniz altına yerleştirilmiş kameralar var. Köpekbalıkları bu kameralarla takip ediliyor. Son derece profesyonelce yürütülen bu çalışmalar projeyi kendi alanında bir yıldız haline getirmiş... Akdeniz Koruma Derneği ve Tabiat Varlıklarını Koruma Genel Müdürlüğü, Gökova Körfezi’nin tamamında benzer projeler yürütüyor.
Kum köpekbalıkları saldırgan değiller. Ancak insanla karşılaşmayı pek sevmiyorlar.
Bugün 5 Haziran Dünya Çevre Günü... Yasaklı koyun sahibi
Reviewed by Ad / Zakir KAYA, Prof. Dr., KAYA NET GRUBU YÖNETİM KURULU BAŞKANI
on
Haziran 05, 2020
Rating: 5
Hiç yorum yok