Abone Ol Bu yıl 14 Şubat Sevgililer Günü’nün romantik atmosferine bembeyaz karlar eşlik etti. Geçen pazar hem karın hem de bu anlamlı günün tadını çıkaran ünlü isimlerden aşk dolu paylaşımlar geldi. Nefesim Pelin Karahan, eşi Bedri Güntay’la verdiği romantik pozu kalp emoji’siyle Instagram’da paylaştı. Güntay ise çocuklarıyla çektirdiği kareyi sayfasına ekledi, eşine aşkını da “Nefesim” sözüyle dile getirdi. Burak'ın aşkları Fahriye Evcen ve Burak Özçivit, pazar günü oğulları Karan’ı bahçeye çıkardı. Mavi tulumuyla çok şirin görünen Karan, karlar üzerinde oyunlar oynadı. Özçivit, bu kareyi “14 Şubat” etiketiyle paylaştı. İlişkiye devam İlişkilerini geçen ay noktalayan DJ Faruk Sabancı ve sunucu Dilay Kormaz’ın ayrılığı kısa sürdü. Barışan çift, 14 Şubat Sevgililer Günü’nü Kaya Palazzo Ski & Mountain Resort Kartalkaya’da geçirdi. Kar altında serenat Mustafa Ceceli ve Selin İmer, 14 Şubat’ı Kemer Country Hotel’de kutladı. Ceceli gitarını eline aldı, karlar altında eşine “Öptüm ...
Özdemir Asaf Sözleri *İnsanlar insanların içinde insanlara hasret yaşarlar. *Ben ölseydim o belki ağlardı.Ama o ağlasaydı ben ölürdüm. *Mutlu edemeyeceksen meşgul de etmeyeceksin. *Tek kişilik miydi?bu şehir,sen gidince bomboş kaldı. *Bunca boş konuşan arasında dilsiz olmak engel değil devrimdir. *Beni öyle bi yalana inandır ki ömrüm boyunca sürsün doğruluğu. *Bugüne en uzak gün,dün. *Bir sevgiyi anlamak,bir yaşamı harcamaktır.Harcayacaksın! *Bakarken kıyamamak mı,yoksa baktıkça doyamamak mıdır? aşk. *Yalnızlık müziğin bile seni dinlemesidir. *Yalnızlık paylaşılmaz,paylaşılsa yalnızlık olmaz. Ömer Seyfettin Sözleri *İslamcılık adı altında Türk düşmanlığı yapan soysuzlardan nefret ediyorum. *Madem ki Türk’üz,o halde Türk gibi yürür,Türk gibi düşünür,Türk gibi duyarız ve Türk gibi yazarız. *Biz Türkler coşarız tufan gibi her yana,arslan gibi koşarız bir gün bütün turana. *Korkma düşmandan,ki ateş olsa yandırmaz seni. Hz.Ömer Sözleri *Sabır boyun eğmek değil,mücadele etmektir....
Binlerce yıllık görkemli tarihiyle uygarlıklara tanıklık eden İzmir; Efes ve Bergama’dan sonra dört yeni alanın daha UNESCO’nun daimi listesine girmesi için çalışıyor. Eşsiz konumu, iklimi, doğal alanları, tarihi ve kültürel zenginlikleri ile dünya coğrafyasında çok önemli yere sahip İzmir’in tanıtım yüzü Visitİzmir mobil uygulaması hayata geçti. Uygulamada gastronomiden tarihe, doğadan agroya kadar 11 farklı turizm türünde, 2 bin 300 noktaya ait görsel ve metinsel bilgi yer alıyor. Efes ve Bergama, UNESCO’nun Daimi Listesi’nde yer alırken, Kemeraltı ve çevresini içine alan İzmir Tarihi Liman Kenti, Birgi, Gediz Deltası ve Ceneviz ticaret yolunun parçası olan Foça, Çandarlı ve Çeşme kalelerinin UNESCO Daimi Listesi’ne alınması için çalışmalar devam ediyor.
Rusya'da bilim insanları, buzullarda 50 bin yıla kadar zarar görmeden bugüne ulaşmış hayvan fosillerinden alınan örneklerle tarih öncesi virüsleri tespit etmek için araştırma başlattı. Bilim insanlarının söz konusu araştırma için gelecekte Covid-19 gibi salgınlara ışık tutabileceğini bildirdi. Rusya 'nın doğusundaki Yakutsk kentindeki Yakutsk Devlet Üniversitesi'nden bilim insanları, buzullarda 50 bin yıla kadar zarar görmeden bugüne ulaşabilmiş ve ele geçirilen hayvan fosillerinden alınan örneklerle tarih öncesi virüsleri tespit etmek için araştırma başlattı. Bilim insanlarının, araştırma kapsamında bu hayvanlardan 50 farklı örnek aldıkları belirtildi. Araştırmayı yürüten uzmanlardan Dr. Olesya Okhlopkova, Rusya’da paleo-virolojinin gelişimine katkı sağlamayı mümkün kılacak paleo-virüsler bulmak istiyoruz dedi. Araştırmanın amacının virüslerin geçirdiği evrimi incelemek olduğunu belirten bilim insanları, dünyada gelecekte ortaya çıkabilecek ve Covid-19 gibi salgına neden...
Mevlana Sözleri *Edepli edebinden susar,edepsiz ben susturdum zanneder. *Asla geçmişte yaşama ama daima geçmişten ders al. *Yürek yanmadıkça,göz yaşarmaz. *Çalınan her kapı açılsaydı ümidin,sabrın ve isteğin derecesi anlaşılmazdı. *Her şey neye layıksa ona dönüşür. *Üzülme! Ayağına batan dikenler,aradığın gülün habercisidir. *Ey gönül ses etme!bekle, ya nasip de Rabbine bırak. *Aşk davaya benzer,cefa çekmek de şahide.Şahidin yoksa davayı kazanamazsın ki. *Toprak gibi sessiz olduğum an bil ki;şimşek gibi gökte gürlüyor feryadım. *Bana diyorlar ki;”Eskiden böyle değildin,artık çok içine kapanıksın!” Cevap veriyorum;İçimdekiyle yetinen gönlüm sizi ne yapsın. *Sütten çıkınca bütün kaşıklar aktır.Önemli olan,içinden çıktığın sütü ak bırakmaktır. *Ümitsizlikten sonra nice ümitler,karanlıkların sonunda nice güneşler var. *İnsanlar seni yanlış anladığında dert etme,duydukları senin sesin fakat aklından geçirdikleri kendi düşünceleridir. *Allah’ın verdiği de,vermediği de imtihandır. *Asıl...
"İnsan, şu kalbinin ortasına batana özlem demese bıçak der. Bugün Sadri Alışık'sız 26. yıl. Rahmetle, minnetle, özlemle." Kerem Alışık, Yeşilçam'ın duayenlerinden olan babası Sadri Alışık'a duyduğu bitmeyen özlemini işte bu satırlarla ifade etti.
18 MART 1995'TE HAYATA VEDA ETTİ 18 Mart 1995 yılında hayata veda eden Sadri Alışık, anılıyor. Beyazperdede hayat verdiği Turist Ömer başta olmak üzere, Gönlü bol, Arif Barazlı, Taşkasap Necati gibi karakterlerle hafızalara kazınan Sadri Alışık için düzenlenen anma bu yıl pandemi nedeniyle biraz daha kısıtlı olarak aile içinde yapılacak. Kerem Alışık da hem babası Sadri Alışık'ı hem de ondan sonra hayatını kaybeden annesi, ünlü oyuncu Çolpan İlhan'ı Instagram sayfasında yaptığı bir paylaşımla ve dokunaklı bir mesajla andı. Alışık, anne ve babasıyla birlikte kamera karşısına geçtiği bir filmden bir sahne de paylaştı.
'İNSAN ŞU KALBİNİN ORTASINA BATANA ÖZLEM DEMESE BIÇAK DER' Okuyanların yüreğine dokunan paylaşımına "Çocuk soruyor Anne, babam bizimle gelmiyor mu? Anne, hayır gelmiyor o gitti diyor. Sonra dayanamıyor anne de gidiyor. Çocuk bir başına kalıyor. Anne güzel. Güzel anılar gibi güzel. Baba hüzünlü. Hüzünlü şarkılar gibi hüzünlü. Çocuk güzel anılar gibi özlemli. Özlemli şarkılar gibi hüzünlü. Baba Sadri̇ Alışık. Anne Çolpan İlhan Alışık. Çocuk Kerem Alışık" satırlarıyla başladı. Sonra da "İnsan, şu kalbinin ortasına batana özlem demese bıçak der. Bugün Sadri Alışık'sız 26. yıl. Rahmetle, minnetle, özlemle" sözleriyle bitirdi.
AİLESİ 'SADRİ' DİYE HİTAP EDİYORDU Kamera karşısında canlandırdığı rollerle Türk izleyicisinin gönlünde yer edinen Sadri Alışık, Saffet Hanım ve kaptan Rafet Bey'in ilk çocuğu olarak 5 Mart 1925'te İstanbul'da dünyaya geldi. Asıl adı Mehmet Sadrettin Alışık olan usta oyuncu, ailesinin kendisine "Sadri" diye hitap etmesinden dolayı çocukluğundan beri duymaya alıştığı isimle sanat dünyasında kendini tanıttı. Sadri Alışık, Paşabahçe 39. İlkokulu'nda okurken gittiği bir sünnet töreninde izlediği Naşit Özcan Tiyatrosu'nun gösterisi sayesinde yıllarını vereceği tiyatro sanatıyla tanıştı. Gözlemci bir karaktere sahip olan Alışık, kendi piyeslerini hazırlayarak mahalleden arkadaşlarına gösteriler sunmaya başladı. Ailesinin tiyatrocu olmasına karşı çıkmasına rağmen oyunculuktan vazgeçmeyen sanatçı, üçüncü sınıftayken "İstiklal" adlı piyeste "Adalı Halil" adlı başrolü üstlendi. Alışık, sonraki yıllarda Ziya Ünsel İlköğretim Okulu adını alan Beykoz Ortaokulu'nun ardından İstanbul Erkek Lisesi'nde eğitim gördü.
CAĞALOĞLU HALK EVİ'NDE TİYATRO EĞİTİMİNE BAŞLADI Lisedeyken Cağaloğlu Halk Evi'nde tiyatro eğitimine başlayan sanatçı, oyunculuk çalışmalarını, halen Sadri Alışık Tiyatrosu adıyla hizmet veren Muhsin Ertuğrul yönetimindeki Küçük Sahne'de sürdürdü. Alışık, bir süre Devlet Güzel Sanatlar Akademisi Resim Bölümü'nde eğitime devam etti. Çeşitli dergilerde grafikerlik de yapan sanatçı, hayatı boyunca pek çok yağlı boya ve kara kalem çalışmasına imza attı. Sadri Alışık, 1940'ta Eminönü Halkevi'ne giderek amatör tiyatro çalışmalarına katıldı. Profesyonel oyuncu olarak ilk kez 1943'te Raşit Rıza Topluluğu'nda sahne alan sanatçı, ardından Karaca, Site, Oraloğlu, Çevre, Oda ve Kent tiyatrolarında çalışmalarını sürdürdü.
1946'DA 'GÜNAHSIZ' İLE SİNEMAYA ADIM ATTI Alışık, kısa bir süre gazinolarda gösteri yaptı, 1946'da "Günahsızlar" filmiyle Yeşilçam'a adım attı. Vatani görevini 1946-1949 yıllarında tamamlayan usta oyuncu, 1951'de ilk evliliğini yaptığı tiyatro sanatçısı Neriman Esen ile 1957'de ayrıldı. Sadri Alışık, 1951'de bir film setinde tanıştığı ve çok sayıda filmde birlikte rol aldığı Ayhan Işık ile Işık'ın 1979'daki vefatına kadar yakın dostluk kurdu.
HAYATININ AŞKIYLA DA FİLM SETİNDE TANIŞTI "Turist Ömer", "Ofsayt Osman" ve "Ali Baba" gibi karakterlerle unutulmazlar arasına giren sanatçı, 1959'da "Yalnızlar Rıhtımı" filminde canlandırdığı "Rıdvan Kaptan" rolüyle dikkati çekti. Alışık, hikayesi Attila İlhan'a ait filmde başrolleri paylaştığı sinema ve tiyatro oyuncusu Çolpan İlhan'la tanıştı. Sadri Alışık, Çolpan İlhan ile 20 Ağustos 1959'da evlendi. Çiftin çocukları Kerem, 1960'ta dünyaya geldi. Usta oyuncu Alışık, dram rolleriyle başladığı oyunculuk kariyerini, canlandırdığı komedi karakterleriyle zirveye taşıdı. Kariyeri boyunca 200'ü aşkın yapımda rol alan sanatçının Ayhan Işık ve Belgin Doruk ile 1961-1962 arasında rol aldığı "Küçük Hanımefendi" ile "Turist Ömer" ve "Ayşecik" serileri izleyicilerin yoğun ilgisiyle karşılaştı.
TURİST ÖMER'İN DOĞUŞU Sanatçı, kendisiyle özdeşleşen "Turist Ömer" karakterinin ortaya çıkış hikayesine ilişkin yaptığı bir açıklamada, şunları aktarmıştı: "Rahmetli Ayhan'la (Işık) oynadığımız filmde ben onun yardımcısı, ezik, yenik bir arkadaşı gibiydim. Bu tipi ne şekilde canlandıracağımızı düşününce bir şapkaya gereksinim duyduğumu düşündüm. Muhtelif şapkalar getirdiler. Hiçbiri olmadı. Benim istediğim daha dökük bir şeydi. Allah'tan yan tarafta bir inşaat vardı. Orada işçilerin başından 2,5 liraya bir şapka alıp getirdiler. Şapkayı giydim ama yine de tip tamam değildi. Bir şey eksikti. Sonra düşündüm şapkayı indirdim biraz. Omuzları düşürdüm. 'Anladın mı abicim.' falan dedim. 'Aaa, oldu dediler.' Fakat yine bende bir eksiklik vardı ve daha sonra ayakkabıların topuğuna basma ihtiyacı hissettim. Sürünerek daha dökük, saçık olsun diye. Film sonra çok büyük iş yaptı. Çok beğenildi. Bunun üzerine Hulki Saner, 'Biz bir Turist Ömer filmi yapalım. Tek başına başrolü sen oyna.' dedi. 'Denemeye değer.' dedik ve yaptık. Film bana da çok şey kattı. Büyük bir sempati, sevgi getirdi."
ARDI ARDINA FİLM ÇEKTİ Genellikle rol aldığı filmlerde, değişen toplumsal değerler içinde güzelliğe tutkun, umutlu, yaşama sevinciyle dolu, dürüstlüğü ve doğruluğu özleyen karakterler sergileyen usta oyuncu, 1964'te "Avare- Dalgamıza Bakalım" ile "Tophane Rıhtımında -Turist Ömer" ve 1970'de "Turist Ömer Arabistan'da" adlı 45'lik plaklar da doldurdu. "Şaka ile Karışık", "Fıstık Gibi Maşallah", "Helal Olsun Ali Abi" ve "Ah Güzel İstanbul" gibi birçok önemli filmde rol alan oyuncu, "Yalvarmaktansa kaybetmeyi tercih ederim. Prensip meselesi...", "Hayat demek, ölümü beklemek demektir. Az çok hepimiz denizi, yıldızları, ağaçları, işte falanları, filanları göreceğiz. Birçok şeyin tadına bakacağız. Sonra da ister istemez 'Gidiyorum Elveda' şarkısını söyleyeceğiz. Öyle ise gidenin de kalanın da gönlü hoş olsun.", "Şu hayatın falanları filanları malum..." ve "Ama kabahat bende değil, şarkıdaki o kızda." gibi unutulmaz birçok repliğe de imza attı.
BİRÇOK ÖDÜLE DEĞER GÖRÜLDÜ Sadri Alışık, 44 yıllık sanat hayatında birçok ödüle de değer görüldü. "Afacan Küçük Serseri" filmindeki "Hüsnü" karakteriyle 1971 Antalya Altın Portakal Film Festivali'nde "En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu Ödülü"nü, 1994'teki oynadığı son film "Yengeç Sepeti" ile de yine "Antalya Altın Portakal Film Festivali"nde, Mehmet Aslantuğ ile birlikte "En İyi Erkek Oyuncu Ödülü"nü aldı. Yaşamı boyunca aile yaşantısından ve karakterinden taviz vermeyen Alışık, yakın dostu Ayhan Işık'ı 16 Haziran 1979'da kaybettikten sonra büyük bir sarsıntı geçirdi. O yıllarda "Seyahatname" adlı dizide rol alan sanatçı, 1983'te "Kartallar Yüksekten Uçar", 1986'da "Çalıkuşu" ve 1987'de "Saat Sabahın Dokuzu" adlı dizide oynadı.
ŞİİR KİTAPLARI DA YAYINLANDI Kendine özgü üslubu ve selamıyla halen Türk izleyicisinin izlemekten keyif aldığı isimlerden biri olan sanatçı, "Bir Ömürlük İstanbul" adlı şiir kitabıyla da İstanbul'a olan sevdasını kaleme aldı. Sadri Alışık, karaciğer yetmezliği nedeniyle dönemin Cumhurbaşkanı Turgut Özal'ın desteğiyle 1990'da ABD'ye gitti. Alışak'a burada Prof. Dr. Münci Kalayoğlu tarafından organ nakli yapıldı. Karaciğer, böbrek ve solunum yetmezliği ile kemik iliği hastalığı için tedavi gören Alışık, 18 Mart 1995'te İstanbul'da yaşama veda etti.
'TEK BAŞINA BİR KONSERVATUARDI' Zincirlikuyu Mezarlığı'nda toprağa verilen sanatçının anısına eşi Çolpan İlhan tarafından kurulan Sadri Alışık Kültür Merkezi'nce her yıl "Sadri Alışık Sinema ve Tiyatro Ödülleri" veriliyor. Babası gibi oyuncu olan Kerem Alışık, bir açıklamada, babasının tek başına bir konservatuvar olduğunu söyleyerek, "Şarkısıyla şiiriyle resmiyle müthiş özellikli bir adamdı. Ülkesinin bütün yüreklerine ulaşan, samimi, fedakar, candan, önce insan ama yanında hep Çolpan İlhan. Onun sağı, solu, altı, üstü hep Çolpan İlhan, bütün bu başarılarında en büyük pay sahibi diyebilirim. Filmlerinde hep ofsaytta kalan bir adamdır ama hayatın içinde tek golü Çolpan İlhan'dır." ifadelerini kullanmıştı.
Kerem Alışık, babası Sadri Alışık'ı böyle andı: 'İnsan kalbine batana özlem demese bıçak der'
Reviewed by Ad / Zakir KAYA, Prof. Dr., KAYA NET GRUBU YÖNETİM KURULU BAŞKANI
on
Mart 19, 2021
Rating: 5
Hiç yorum yok