Dünyanın tek karasız denizi olan Sargasso Denizi, okyanusun ortasında, kara sınırları olmadan varlığını sürdürüyor. Bu gizemli deniz, yalnızca deniz biyologlarını değil, iklim bilimcileri de büyülüyor. Sargasso Denizi , Kuzey Atlantik Okyanusu ’nun ortasında yer alıyor. Diğer denizlerin aksine hi çbir kara parças ıyla çevrili de ğil. Coğrafi sınırlarını karalar değil, tamamen okyanus akıntıları oluşturuyor. Bu özelli ğiyle, d ünya üzerindeki tek “ karas ız deniz ” unvanına sahip. SINIRLARINI AKINTILAR BELİRLİYOR Sargasso Denizi, d ört büyük ak ıntı tarafından çevreleniyor: bat ısında K örfez Ak ıntısı (Gulf Stream), kuzeyinde Kuzey Atlantik Akıntısı, doğusunda Kanarya Akıntısı ve g üneyinde Kuzey Ekvator Ak ıntısı yer alıyor. Bu dev su k ütlesi, ak ıntıların d öngüsüyle sabit bir form olu şturuyor adeta g örünmeyen duvarlarla çevrili bir “su adas ı” gibi. SARGASSUM BİTKİLERİYLE KAPLI Deniz, adını y üzeyini kaplayan Sargassum adl ı yosun t üründen al ı...
Abone Ol TÜRKİYE Batık Envanteri Projesi çalışmaları kapsamında Muğla’nın Marmaris ilçesi Bozburun Mahallesi açıklarında Koca Piri Reis Araştırma Gemisi ile çalışan Türk bilim insanları, su altında Tunç Çağı'ndan kalma liman izleriyle, yaklaşık 4 bin yıllık yüzlerce tarihi esere ulaştı. Kültür ve Turizm Bakanlığı izni ile Dokuz Eylül Üniversitesi Deniz Bilimleri ve Teknoloji Enstitüsü'nden bilim insanlarının yürüttüğü proje yaklaşık 2 yıldır devam ediyor. Türkiye kıyılarındaki batıkların envanterini çıkarmak üzere yürütülen çalışmada çarpıcı arkeolojik keşiflere imza atılıyor. Önceki gün çalışma kapsamında Marmaris-Bozburun bölgesinde Minos uygarlığına ait olduğu tahmin edilen izlere rastlayan bilim insanları , çok az verinin ele geçtiği Tunç Çağı ticaret rotalarına ilişkin bilgileri de arkeoloji dünyasının dikkatine sundu. Tunç Çağı'nda su seviyesine ilişkin bilimsel çalışma yaptıkları sırada sürpriz şekilde yüzlerce konik kap, tezgah ağırlıkları, mutfak kaplar...
Salı günü Atina’daki evinde 96 yaşında hayatını kaybeden dünyaca ünlü besteci Mikis Theodorakis’in nereye gömüleceği mahkemelik oldu. Girit’in Hanya şehri Belediye Başkanı ile Theodorakis’in oğlu “Vasiyeti Girit’e gömülmekti” derken ünlü bestecinin kızı babasının Vrahati köyüne gömülmesini istiyor. ZORBA filmine yazdığı müzik ile sirtaki dansını dünyaya tanıtan, rembetikodan operaya kadar, müziğin her türünden binin üzerinde beste yapan, uluslararası alanda da direnişin, dostluğun, barışın ve demokrasinin sembollerinden sayılan Mikis Theodorakis’in kızı Margarita, babasının Korint şehrindeki yazlığının bulunduğu Vrahati köyünde defnedilmesi için bir cenaze levazımatçısı ile anlaştı. GİRİT’E GÖMÜLMEK İSTEDİ Ancak, Girit’in Hanya şehri Belediye Başkanı Panayiotis Simandirakis, ünlü bestecinin kendisine 2013 yılında yazdığı bir mektubu açıklayarak, mahkemeye başvurdu. Mektuba göre Theodorakis, annesi, babası ve ağabeyinin mezarlarının da bulunduğu Hanya’daki Galatas köyüne gömü...
İki Bardak Su Çok eski zamanda, bir hükümdar varmış. Zenginliği tüm dünyaca bilinirmiş. Hükümdar her gittiği yere hazinesinin bir bölümünü götürür ve bunları sergilemekten büyük onur duyarmış. Hükümdarın yaşamda en çok güvendiği, tek akıl hocası bir bilge kişiymiş. Günlerden bir gün bu bilge kişiyle otururken hükümdar şöyle bir soru sormuş: “Sen ki göğün gizemine ermiş, bilime yön vermiş bir adamsın. İnsanlar, ister hükümdar denli güçlü, ister savasçılar denli onurlu olsun ayağına kapanır ağzından çıkacak bir sözü beklerler. Şimdi senin gibi bilge bir adamın fikrini merak etmekteyim, “Benim hükümdarlığım ve servetim hakkında ne düşünüyorsun?” Bilge bu soru karşısında hükümdarın gözlerine bakarak şu sözleri söylemiş: “Diyelim ki hükümdarım, kızgın ve uçsuz bir çöldesiniz. Ölmemek için, size uzatacağım bir bardak suya servetinizin yarısını ver...
Işıklar ülkesi Fethiye de Dünyanın en iyi Androjen süper modellerinden Ferhat Şirin'in moda ve ünlü dergilere kapak olacak fotoğraflarının çekimlerini gerçekleştirdik. Sanat yönetmenliğini ve danışmanlığını üstlendiğim bu proje için, ciddi bir alt yapı çalışması gerekliydi. Hikayesinden, mekanlarına kadar bütün detayların aylarca titizlikle hazırlığını yaptık. Bunun içinde oluşturduğum ekiple bir dizi maceralı, disiplinli bir çalışma yürütürken, alanının en iyileriyle de çalıştık. Şükür model Ferhat Şirinle ilk yola çıktığımızda bahar aylarında düşündüğümüz çekimler pandemi dönemine denk gelmesinden dolayı biraz gecikmeli oldu. Ama sonuç olarak harika bir enerjiyle ve ekip çalışmasıyla güzel sonuçlar aldık. Likyalılar zamanında "Işıklar Ülkesi" olarak tanınan Fethiye'nin eski adı"Meğri"dir. Bu ad, Rumca'da "uzak diyar" anlamına gelen Makri'den geliyor. Ölüdenizi ve eşsiz kumsalları, koylarıyla, ormanları ve tarihsel yeriyle önemli bir...
"İnsan, şu kalbinin ortasına batana özlem demese bıçak der. Bugün Sadri Alışık'sız 26. yıl. Rahmetle, minnetle, özlemle." Kerem Alışık, Yeşilçam'ın duayenlerinden olan babası Sadri Alışık'a duyduğu bitmeyen özlemini işte bu satırlarla ifade etti.
18 MART 1995'TE HAYATA VEDA ETTİ 18 Mart 1995 yılında hayata veda eden Sadri Alışık, anılıyor. Beyazperdede hayat verdiği Turist Ömer başta olmak üzere, Gönlü bol, Arif Barazlı, Taşkasap Necati gibi karakterlerle hafızalara kazınan Sadri Alışık için düzenlenen anma bu yıl pandemi nedeniyle biraz daha kısıtlı olarak aile içinde yapılacak. Kerem Alışık da hem babası Sadri Alışık'ı hem de ondan sonra hayatını kaybeden annesi, ünlü oyuncu Çolpan İlhan'ı Instagram sayfasında yaptığı bir paylaşımla ve dokunaklı bir mesajla andı. Alışık, anne ve babasıyla birlikte kamera karşısına geçtiği bir filmden bir sahne de paylaştı.
'İNSAN ŞU KALBİNİN ORTASINA BATANA ÖZLEM DEMESE BIÇAK DER' Okuyanların yüreğine dokunan paylaşımına "Çocuk soruyor Anne, babam bizimle gelmiyor mu? Anne, hayır gelmiyor o gitti diyor. Sonra dayanamıyor anne de gidiyor. Çocuk bir başına kalıyor. Anne güzel. Güzel anılar gibi güzel. Baba hüzünlü. Hüzünlü şarkılar gibi hüzünlü. Çocuk güzel anılar gibi özlemli. Özlemli şarkılar gibi hüzünlü. Baba Sadri̇ Alışık. Anne Çolpan İlhan Alışık. Çocuk Kerem Alışık" satırlarıyla başladı. Sonra da "İnsan, şu kalbinin ortasına batana özlem demese bıçak der. Bugün Sadri Alışık'sız 26. yıl. Rahmetle, minnetle, özlemle" sözleriyle bitirdi.
AİLESİ 'SADRİ' DİYE HİTAP EDİYORDU Kamera karşısında canlandırdığı rollerle Türk izleyicisinin gönlünde yer edinen Sadri Alışık, Saffet Hanım ve kaptan Rafet Bey'in ilk çocuğu olarak 5 Mart 1925'te İstanbul'da dünyaya geldi. Asıl adı Mehmet Sadrettin Alışık olan usta oyuncu, ailesinin kendisine "Sadri" diye hitap etmesinden dolayı çocukluğundan beri duymaya alıştığı isimle sanat dünyasında kendini tanıttı. Sadri Alışık, Paşabahçe 39. İlkokulu'nda okurken gittiği bir sünnet töreninde izlediği Naşit Özcan Tiyatrosu'nun gösterisi sayesinde yıllarını vereceği tiyatro sanatıyla tanıştı. Gözlemci bir karaktere sahip olan Alışık, kendi piyeslerini hazırlayarak mahalleden arkadaşlarına gösteriler sunmaya başladı. Ailesinin tiyatrocu olmasına karşı çıkmasına rağmen oyunculuktan vazgeçmeyen sanatçı, üçüncü sınıftayken "İstiklal" adlı piyeste "Adalı Halil" adlı başrolü üstlendi. Alışık, sonraki yıllarda Ziya Ünsel İlköğretim Okulu adını alan Beykoz Ortaokulu'nun ardından İstanbul Erkek Lisesi'nde eğitim gördü.
CAĞALOĞLU HALK EVİ'NDE TİYATRO EĞİTİMİNE BAŞLADI Lisedeyken Cağaloğlu Halk Evi'nde tiyatro eğitimine başlayan sanatçı, oyunculuk çalışmalarını, halen Sadri Alışık Tiyatrosu adıyla hizmet veren Muhsin Ertuğrul yönetimindeki Küçük Sahne'de sürdürdü. Alışık, bir süre Devlet Güzel Sanatlar Akademisi Resim Bölümü'nde eğitime devam etti. Çeşitli dergilerde grafikerlik de yapan sanatçı, hayatı boyunca pek çok yağlı boya ve kara kalem çalışmasına imza attı. Sadri Alışık, 1940'ta Eminönü Halkevi'ne giderek amatör tiyatro çalışmalarına katıldı. Profesyonel oyuncu olarak ilk kez 1943'te Raşit Rıza Topluluğu'nda sahne alan sanatçı, ardından Karaca, Site, Oraloğlu, Çevre, Oda ve Kent tiyatrolarında çalışmalarını sürdürdü.
1946'DA 'GÜNAHSIZ' İLE SİNEMAYA ADIM ATTI Alışık, kısa bir süre gazinolarda gösteri yaptı, 1946'da "Günahsızlar" filmiyle Yeşilçam'a adım attı. Vatani görevini 1946-1949 yıllarında tamamlayan usta oyuncu, 1951'de ilk evliliğini yaptığı tiyatro sanatçısı Neriman Esen ile 1957'de ayrıldı. Sadri Alışık, 1951'de bir film setinde tanıştığı ve çok sayıda filmde birlikte rol aldığı Ayhan Işık ile Işık'ın 1979'daki vefatına kadar yakın dostluk kurdu.
HAYATININ AŞKIYLA DA FİLM SETİNDE TANIŞTI "Turist Ömer", "Ofsayt Osman" ve "Ali Baba" gibi karakterlerle unutulmazlar arasına giren sanatçı, 1959'da "Yalnızlar Rıhtımı" filminde canlandırdığı "Rıdvan Kaptan" rolüyle dikkati çekti. Alışık, hikayesi Attila İlhan'a ait filmde başrolleri paylaştığı sinema ve tiyatro oyuncusu Çolpan İlhan'la tanıştı. Sadri Alışık, Çolpan İlhan ile 20 Ağustos 1959'da evlendi. Çiftin çocukları Kerem, 1960'ta dünyaya geldi. Usta oyuncu Alışık, dram rolleriyle başladığı oyunculuk kariyerini, canlandırdığı komedi karakterleriyle zirveye taşıdı. Kariyeri boyunca 200'ü aşkın yapımda rol alan sanatçının Ayhan Işık ve Belgin Doruk ile 1961-1962 arasında rol aldığı "Küçük Hanımefendi" ile "Turist Ömer" ve "Ayşecik" serileri izleyicilerin yoğun ilgisiyle karşılaştı.
TURİST ÖMER'İN DOĞUŞU Sanatçı, kendisiyle özdeşleşen "Turist Ömer" karakterinin ortaya çıkış hikayesine ilişkin yaptığı bir açıklamada, şunları aktarmıştı: "Rahmetli Ayhan'la (Işık) oynadığımız filmde ben onun yardımcısı, ezik, yenik bir arkadaşı gibiydim. Bu tipi ne şekilde canlandıracağımızı düşününce bir şapkaya gereksinim duyduğumu düşündüm. Muhtelif şapkalar getirdiler. Hiçbiri olmadı. Benim istediğim daha dökük bir şeydi. Allah'tan yan tarafta bir inşaat vardı. Orada işçilerin başından 2,5 liraya bir şapka alıp getirdiler. Şapkayı giydim ama yine de tip tamam değildi. Bir şey eksikti. Sonra düşündüm şapkayı indirdim biraz. Omuzları düşürdüm. 'Anladın mı abicim.' falan dedim. 'Aaa, oldu dediler.' Fakat yine bende bir eksiklik vardı ve daha sonra ayakkabıların topuğuna basma ihtiyacı hissettim. Sürünerek daha dökük, saçık olsun diye. Film sonra çok büyük iş yaptı. Çok beğenildi. Bunun üzerine Hulki Saner, 'Biz bir Turist Ömer filmi yapalım. Tek başına başrolü sen oyna.' dedi. 'Denemeye değer.' dedik ve yaptık. Film bana da çok şey kattı. Büyük bir sempati, sevgi getirdi."
ARDI ARDINA FİLM ÇEKTİ Genellikle rol aldığı filmlerde, değişen toplumsal değerler içinde güzelliğe tutkun, umutlu, yaşama sevinciyle dolu, dürüstlüğü ve doğruluğu özleyen karakterler sergileyen usta oyuncu, 1964'te "Avare- Dalgamıza Bakalım" ile "Tophane Rıhtımında -Turist Ömer" ve 1970'de "Turist Ömer Arabistan'da" adlı 45'lik plaklar da doldurdu. "Şaka ile Karışık", "Fıstık Gibi Maşallah", "Helal Olsun Ali Abi" ve "Ah Güzel İstanbul" gibi birçok önemli filmde rol alan oyuncu, "Yalvarmaktansa kaybetmeyi tercih ederim. Prensip meselesi...", "Hayat demek, ölümü beklemek demektir. Az çok hepimiz denizi, yıldızları, ağaçları, işte falanları, filanları göreceğiz. Birçok şeyin tadına bakacağız. Sonra da ister istemez 'Gidiyorum Elveda' şarkısını söyleyeceğiz. Öyle ise gidenin de kalanın da gönlü hoş olsun.", "Şu hayatın falanları filanları malum..." ve "Ama kabahat bende değil, şarkıdaki o kızda." gibi unutulmaz birçok repliğe de imza attı.
BİRÇOK ÖDÜLE DEĞER GÖRÜLDÜ Sadri Alışık, 44 yıllık sanat hayatında birçok ödüle de değer görüldü. "Afacan Küçük Serseri" filmindeki "Hüsnü" karakteriyle 1971 Antalya Altın Portakal Film Festivali'nde "En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu Ödülü"nü, 1994'teki oynadığı son film "Yengeç Sepeti" ile de yine "Antalya Altın Portakal Film Festivali"nde, Mehmet Aslantuğ ile birlikte "En İyi Erkek Oyuncu Ödülü"nü aldı. Yaşamı boyunca aile yaşantısından ve karakterinden taviz vermeyen Alışık, yakın dostu Ayhan Işık'ı 16 Haziran 1979'da kaybettikten sonra büyük bir sarsıntı geçirdi. O yıllarda "Seyahatname" adlı dizide rol alan sanatçı, 1983'te "Kartallar Yüksekten Uçar", 1986'da "Çalıkuşu" ve 1987'de "Saat Sabahın Dokuzu" adlı dizide oynadı.
ŞİİR KİTAPLARI DA YAYINLANDI Kendine özgü üslubu ve selamıyla halen Türk izleyicisinin izlemekten keyif aldığı isimlerden biri olan sanatçı, "Bir Ömürlük İstanbul" adlı şiir kitabıyla da İstanbul'a olan sevdasını kaleme aldı. Sadri Alışık, karaciğer yetmezliği nedeniyle dönemin Cumhurbaşkanı Turgut Özal'ın desteğiyle 1990'da ABD'ye gitti. Alışak'a burada Prof. Dr. Münci Kalayoğlu tarafından organ nakli yapıldı. Karaciğer, böbrek ve solunum yetmezliği ile kemik iliği hastalığı için tedavi gören Alışık, 18 Mart 1995'te İstanbul'da yaşama veda etti.
'TEK BAŞINA BİR KONSERVATUARDI' Zincirlikuyu Mezarlığı'nda toprağa verilen sanatçının anısına eşi Çolpan İlhan tarafından kurulan Sadri Alışık Kültür Merkezi'nce her yıl "Sadri Alışık Sinema ve Tiyatro Ödülleri" veriliyor. Babası gibi oyuncu olan Kerem Alışık, bir açıklamada, babasının tek başına bir konservatuvar olduğunu söyleyerek, "Şarkısıyla şiiriyle resmiyle müthiş özellikli bir adamdı. Ülkesinin bütün yüreklerine ulaşan, samimi, fedakar, candan, önce insan ama yanında hep Çolpan İlhan. Onun sağı, solu, altı, üstü hep Çolpan İlhan, bütün bu başarılarında en büyük pay sahibi diyebilirim. Filmlerinde hep ofsaytta kalan bir adamdır ama hayatın içinde tek golü Çolpan İlhan'dır." ifadelerini kullanmıştı.
Kerem Alışık, babası Sadri Alışık'ı böyle andı: 'İnsan kalbine batana özlem demese bıçak der'
Reviewed by Ad / Zakir KAYA, Prof. Dr., KAYA NET GRUBU YÖNETİM KURULU BAŞKANI
on
Mart 19, 2021
Rating: 5
Hiç yorum yok