Yurttaşlar baharın gelişini kırmızı ve beyaz yünlerden yapılan marteniçka bilekliklerle kutluyor. Peki, Marteniçka ne zaman çıkarılır, ayın kaçında çıkarılır? Marteniçka çıkarma tarihi Baharın gelişini simgeleyen kırmızı ve beyaz iplerden yapılan marteniçka bileklikleri, 1 Mart itibarıyla pek çok kişinin bileğinde yerini aldı. Peki, Marteniçka ne zaman çıkarılır, ayın kaçında çıkarılır? Marteniçka çıkarma tarihi MARTENİÇKA NE ZAMAN ÇIKARILIR? 1 Mart itibariyle bileklerde yer edinen Marteniçkalar, Bulgar inançlarına göre doğada yeşil ya da uçan bir leylek görüldüğünde bilekten çıkarılıp dilek tutularak doğaya bırakılıyor. MARTENİÇKA BİLEKLİĞİ LEYLEK GÖRMEDEN ÇIKARILIR MI? Eğer Mart ayı içinde leylek görülmezse, marteniçkalar 31 Mart’ta çıkarılıyor. Kimi insanlar, gelecek yıl yeniden kullanmak üzere saklarken, bazıları dilek dileyerek toprağa gömüyor ya da bir taşın altına bırakıyor. Marteniçkayı bir ağaca bağlamanın, dileklerin kabul olmasını hızlandırdığı düş...
Osmanlı mutfağından günümüze uzanan padişah lokumu, dışı hafif çıtır, içi yumuşacık dokusuyla şerbetli tatlı sevenlerin favorisi. Evde kolayca hazırlayabileceğiniz bu lezzet, misafir sofralarına da çok yakışıyor. Osmanlı mutfağından günümüze uzanan zarif tatlılardan biri olan padişah lokumu , dışı hafif çıtır, içi ise yumuşacık dokusuyla şerbetli tatlı sevenlerin favorileri arasında yer alır. İrmikli hamurun içine saklanan cevizli harç ve fırından çıktıktan sonra buluştuğu şerbet, bu tatlıyı hem pratik hem de gösterişli kılar. Evde kolayca hazırlayabileceğiniz padişah lokumu, misafir sofralarına da çok yakışır. PADİŞAH LOKUMU İÇİN GEREKLİ MALZEMELER Hamuru için: 125 g tereyağı (oda sıcaklığında) 1 çay bardağı sıvı yağ 1 çay bardağı yoğurt 1 yumurta 1 çay bardağı irmik 1 paket kabartma tozu 1 paket vanilin Aldığı kadar un İç harcı için: 1 su bardağı çekilmiş ceviz 1 tatlı kaşığı tarçın (isteğe bağlı) Şerbeti için: 2,5 su bardağı toz şeker 2,5 su bardağı su Birkaç damla limon suyu P...
Bilim insanları bazı bitkilerin problem çözebilecek kadar zeki olduğunu öne sürdü. Abone Ol Genel kabule göre zeka, merkezi bir sinir sistemi gerektiriyor. Bu sayede elektrik sinyalleri bilgiyi sinir hücreleri arasında taşıyarak işlenmesini sağlıyor. Böyle bir sistemden mahrum olan bitkilerdeyse su, mineral ve diğer besinleri taşıyan bir dolaşım sistemi yer alıyor. Bu nedenle bitkilerin zekaya sahip olmadığı kabul edilirken ABD'deki Cornell Üniversitesi'nden araştırmacılar bu tanımın güncellenebileceği görüşünde. 'KIRMIZI IŞIĞI YAPRAKLARDAN YANSITMA BİÇİMİNİ DE DEĞİŞTİRİYOR' Independent Türkçe'de yer alan bilgilere göre Plant Signaling and Behavior adlı hakemli dergide yayınlanan araştırmada Kuzey Amerika'da bulunan bir altınbaşak türü olan Solidago altissima incelendi. Bu bitkiler böcekler tarafından yenmeye çalışıldığında uçucu organik bileşik denen bir kimyasal salgılayarak hasar gördüğü ve iyi bir besin kaynağı olmadığı sinyalini veriyor. Bitki aynı anda k...
İshak Paşa Sarayı ve Ağrı Dağını aynı karede görebildiğiniz ilk ve tek fotoğraftır. Drone ile 9 kare çekerek birleştirilen panoramik fotoğraftır. İshakpaşa'dan Ağrı dağı görünür mü? Doğu veya Güneydoğu Anadolu bölgelerine neden kimse gitmez. Gezi sitelerine baksanız Türkiye dendiğinde hep ya Akdeniz veya Ege veya Marmara Bölgesi’nden ufacık bir dükkan, halıcı veya boncukcuyu yazarlarda bir türlü diğer bölgelere gitmezler. Güya gezicidirler ama Alanya’nın plajı, Çeşme’nin geceleri, Bodrum’un Halikarnas’ı, Fethiye’nin ölüdeniz’i, Antalya’nın kurşunlu, didem ve Manavgat şelaleri..onlara inat bende DEFALARCA Gittim Ağrı, Doğubayazıt’taki ’İshakpaşa sarayına. diyadin kaplıcalarına Öyle ya '' memleketim ... Dünya’daki ilk merkezi ısıtma sistemine sahip, Selçuklu, Gürcü, Ermeni, İran, Türkistan ve Osmanlı mimarı tarzını yansıtan mozaik bir eser İshak Paşa sarayı. ilk gezim ailemle çocukken 1976 yılındaydı ve yolu yapılmamıştı, o nedenle minibüsümüzü sa...
"Vanessa cardui" adlı kelebek türü, elverişli rüzgar koşulları sayesinde 5 ila 8 gün boyunca durmaksızın uçarak Atlantik Okyanusu'nu geçti. Araştırmacılar, bu yolculuğun kelebeklerin 7 bin kilometreye kadar uçabileceğini gösterdiğini belirtti. Bilim insanları, yaklaşık 4 bin 200 kilometre uçup Atlantik Okyanusu'nu geçen diken kelebeği türünü inceledi. Vanessa cardui adı verilen bu kelebek, elverişli rüzgar koşulları sayesinde 5 ila 8 gün boyunca durmaksızın uçtu. EŞSİZ GÖÇ YETENEĞİNE SAHİP Barselona Botanik Enstitüsü'nden Gerard Talavera, bu kelebeğin daha önce 2013'te Fransız Guyanası'nda görüldüğünü belirtti. Kanada'daki Ottawa Üniversitesi ve ABD'deki Harvard Üniversitesi'nden bilim insanlarının katıldığı yeni araştırma, kelebeklerin yolculuğuna yüksek ihtimalle Batı Afrika'da başladığını ortaya koydu. UÇUŞ STRATEJİLERİ GELİŞTİRİYORLAR Araştırmacılar, kelebeklerin bu uçuşu aktif uçuş yöntemiyle rüzgarda süzülme arasında değişen ...
"İnsan, şu kalbinin ortasına batana özlem demese bıçak der. Bugün Sadri Alışık'sız 26. yıl. Rahmetle, minnetle, özlemle." Kerem Alışık, Yeşilçam'ın duayenlerinden olan babası Sadri Alışık'a duyduğu bitmeyen özlemini işte bu satırlarla ifade etti.
18 MART 1995'TE HAYATA VEDA ETTİ 18 Mart 1995 yılında hayata veda eden Sadri Alışık, anılıyor. Beyazperdede hayat verdiği Turist Ömer başta olmak üzere, Gönlü bol, Arif Barazlı, Taşkasap Necati gibi karakterlerle hafızalara kazınan Sadri Alışık için düzenlenen anma bu yıl pandemi nedeniyle biraz daha kısıtlı olarak aile içinde yapılacak. Kerem Alışık da hem babası Sadri Alışık'ı hem de ondan sonra hayatını kaybeden annesi, ünlü oyuncu Çolpan İlhan'ı Instagram sayfasında yaptığı bir paylaşımla ve dokunaklı bir mesajla andı. Alışık, anne ve babasıyla birlikte kamera karşısına geçtiği bir filmden bir sahne de paylaştı.
'İNSAN ŞU KALBİNİN ORTASINA BATANA ÖZLEM DEMESE BIÇAK DER' Okuyanların yüreğine dokunan paylaşımına "Çocuk soruyor Anne, babam bizimle gelmiyor mu? Anne, hayır gelmiyor o gitti diyor. Sonra dayanamıyor anne de gidiyor. Çocuk bir başına kalıyor. Anne güzel. Güzel anılar gibi güzel. Baba hüzünlü. Hüzünlü şarkılar gibi hüzünlü. Çocuk güzel anılar gibi özlemli. Özlemli şarkılar gibi hüzünlü. Baba Sadri̇ Alışık. Anne Çolpan İlhan Alışık. Çocuk Kerem Alışık" satırlarıyla başladı. Sonra da "İnsan, şu kalbinin ortasına batana özlem demese bıçak der. Bugün Sadri Alışık'sız 26. yıl. Rahmetle, minnetle, özlemle" sözleriyle bitirdi.
AİLESİ 'SADRİ' DİYE HİTAP EDİYORDU Kamera karşısında canlandırdığı rollerle Türk izleyicisinin gönlünde yer edinen Sadri Alışık, Saffet Hanım ve kaptan Rafet Bey'in ilk çocuğu olarak 5 Mart 1925'te İstanbul'da dünyaya geldi. Asıl adı Mehmet Sadrettin Alışık olan usta oyuncu, ailesinin kendisine "Sadri" diye hitap etmesinden dolayı çocukluğundan beri duymaya alıştığı isimle sanat dünyasında kendini tanıttı. Sadri Alışık, Paşabahçe 39. İlkokulu'nda okurken gittiği bir sünnet töreninde izlediği Naşit Özcan Tiyatrosu'nun gösterisi sayesinde yıllarını vereceği tiyatro sanatıyla tanıştı. Gözlemci bir karaktere sahip olan Alışık, kendi piyeslerini hazırlayarak mahalleden arkadaşlarına gösteriler sunmaya başladı. Ailesinin tiyatrocu olmasına karşı çıkmasına rağmen oyunculuktan vazgeçmeyen sanatçı, üçüncü sınıftayken "İstiklal" adlı piyeste "Adalı Halil" adlı başrolü üstlendi. Alışık, sonraki yıllarda Ziya Ünsel İlköğretim Okulu adını alan Beykoz Ortaokulu'nun ardından İstanbul Erkek Lisesi'nde eğitim gördü.
CAĞALOĞLU HALK EVİ'NDE TİYATRO EĞİTİMİNE BAŞLADI Lisedeyken Cağaloğlu Halk Evi'nde tiyatro eğitimine başlayan sanatçı, oyunculuk çalışmalarını, halen Sadri Alışık Tiyatrosu adıyla hizmet veren Muhsin Ertuğrul yönetimindeki Küçük Sahne'de sürdürdü. Alışık, bir süre Devlet Güzel Sanatlar Akademisi Resim Bölümü'nde eğitime devam etti. Çeşitli dergilerde grafikerlik de yapan sanatçı, hayatı boyunca pek çok yağlı boya ve kara kalem çalışmasına imza attı. Sadri Alışık, 1940'ta Eminönü Halkevi'ne giderek amatör tiyatro çalışmalarına katıldı. Profesyonel oyuncu olarak ilk kez 1943'te Raşit Rıza Topluluğu'nda sahne alan sanatçı, ardından Karaca, Site, Oraloğlu, Çevre, Oda ve Kent tiyatrolarında çalışmalarını sürdürdü.
1946'DA 'GÜNAHSIZ' İLE SİNEMAYA ADIM ATTI Alışık, kısa bir süre gazinolarda gösteri yaptı, 1946'da "Günahsızlar" filmiyle Yeşilçam'a adım attı. Vatani görevini 1946-1949 yıllarında tamamlayan usta oyuncu, 1951'de ilk evliliğini yaptığı tiyatro sanatçısı Neriman Esen ile 1957'de ayrıldı. Sadri Alışık, 1951'de bir film setinde tanıştığı ve çok sayıda filmde birlikte rol aldığı Ayhan Işık ile Işık'ın 1979'daki vefatına kadar yakın dostluk kurdu.
HAYATININ AŞKIYLA DA FİLM SETİNDE TANIŞTI "Turist Ömer", "Ofsayt Osman" ve "Ali Baba" gibi karakterlerle unutulmazlar arasına giren sanatçı, 1959'da "Yalnızlar Rıhtımı" filminde canlandırdığı "Rıdvan Kaptan" rolüyle dikkati çekti. Alışık, hikayesi Attila İlhan'a ait filmde başrolleri paylaştığı sinema ve tiyatro oyuncusu Çolpan İlhan'la tanıştı. Sadri Alışık, Çolpan İlhan ile 20 Ağustos 1959'da evlendi. Çiftin çocukları Kerem, 1960'ta dünyaya geldi. Usta oyuncu Alışık, dram rolleriyle başladığı oyunculuk kariyerini, canlandırdığı komedi karakterleriyle zirveye taşıdı. Kariyeri boyunca 200'ü aşkın yapımda rol alan sanatçının Ayhan Işık ve Belgin Doruk ile 1961-1962 arasında rol aldığı "Küçük Hanımefendi" ile "Turist Ömer" ve "Ayşecik" serileri izleyicilerin yoğun ilgisiyle karşılaştı.
TURİST ÖMER'İN DOĞUŞU Sanatçı, kendisiyle özdeşleşen "Turist Ömer" karakterinin ortaya çıkış hikayesine ilişkin yaptığı bir açıklamada, şunları aktarmıştı: "Rahmetli Ayhan'la (Işık) oynadığımız filmde ben onun yardımcısı, ezik, yenik bir arkadaşı gibiydim. Bu tipi ne şekilde canlandıracağımızı düşününce bir şapkaya gereksinim duyduğumu düşündüm. Muhtelif şapkalar getirdiler. Hiçbiri olmadı. Benim istediğim daha dökük bir şeydi. Allah'tan yan tarafta bir inşaat vardı. Orada işçilerin başından 2,5 liraya bir şapka alıp getirdiler. Şapkayı giydim ama yine de tip tamam değildi. Bir şey eksikti. Sonra düşündüm şapkayı indirdim biraz. Omuzları düşürdüm. 'Anladın mı abicim.' falan dedim. 'Aaa, oldu dediler.' Fakat yine bende bir eksiklik vardı ve daha sonra ayakkabıların topuğuna basma ihtiyacı hissettim. Sürünerek daha dökük, saçık olsun diye. Film sonra çok büyük iş yaptı. Çok beğenildi. Bunun üzerine Hulki Saner, 'Biz bir Turist Ömer filmi yapalım. Tek başına başrolü sen oyna.' dedi. 'Denemeye değer.' dedik ve yaptık. Film bana da çok şey kattı. Büyük bir sempati, sevgi getirdi."
ARDI ARDINA FİLM ÇEKTİ Genellikle rol aldığı filmlerde, değişen toplumsal değerler içinde güzelliğe tutkun, umutlu, yaşama sevinciyle dolu, dürüstlüğü ve doğruluğu özleyen karakterler sergileyen usta oyuncu, 1964'te "Avare- Dalgamıza Bakalım" ile "Tophane Rıhtımında -Turist Ömer" ve 1970'de "Turist Ömer Arabistan'da" adlı 45'lik plaklar da doldurdu. "Şaka ile Karışık", "Fıstık Gibi Maşallah", "Helal Olsun Ali Abi" ve "Ah Güzel İstanbul" gibi birçok önemli filmde rol alan oyuncu, "Yalvarmaktansa kaybetmeyi tercih ederim. Prensip meselesi...", "Hayat demek, ölümü beklemek demektir. Az çok hepimiz denizi, yıldızları, ağaçları, işte falanları, filanları göreceğiz. Birçok şeyin tadına bakacağız. Sonra da ister istemez 'Gidiyorum Elveda' şarkısını söyleyeceğiz. Öyle ise gidenin de kalanın da gönlü hoş olsun.", "Şu hayatın falanları filanları malum..." ve "Ama kabahat bende değil, şarkıdaki o kızda." gibi unutulmaz birçok repliğe de imza attı.
BİRÇOK ÖDÜLE DEĞER GÖRÜLDÜ Sadri Alışık, 44 yıllık sanat hayatında birçok ödüle de değer görüldü. "Afacan Küçük Serseri" filmindeki "Hüsnü" karakteriyle 1971 Antalya Altın Portakal Film Festivali'nde "En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu Ödülü"nü, 1994'teki oynadığı son film "Yengeç Sepeti" ile de yine "Antalya Altın Portakal Film Festivali"nde, Mehmet Aslantuğ ile birlikte "En İyi Erkek Oyuncu Ödülü"nü aldı. Yaşamı boyunca aile yaşantısından ve karakterinden taviz vermeyen Alışık, yakın dostu Ayhan Işık'ı 16 Haziran 1979'da kaybettikten sonra büyük bir sarsıntı geçirdi. O yıllarda "Seyahatname" adlı dizide rol alan sanatçı, 1983'te "Kartallar Yüksekten Uçar", 1986'da "Çalıkuşu" ve 1987'de "Saat Sabahın Dokuzu" adlı dizide oynadı.
ŞİİR KİTAPLARI DA YAYINLANDI Kendine özgü üslubu ve selamıyla halen Türk izleyicisinin izlemekten keyif aldığı isimlerden biri olan sanatçı, "Bir Ömürlük İstanbul" adlı şiir kitabıyla da İstanbul'a olan sevdasını kaleme aldı. Sadri Alışık, karaciğer yetmezliği nedeniyle dönemin Cumhurbaşkanı Turgut Özal'ın desteğiyle 1990'da ABD'ye gitti. Alışak'a burada Prof. Dr. Münci Kalayoğlu tarafından organ nakli yapıldı. Karaciğer, böbrek ve solunum yetmezliği ile kemik iliği hastalığı için tedavi gören Alışık, 18 Mart 1995'te İstanbul'da yaşama veda etti.
'TEK BAŞINA BİR KONSERVATUARDI' Zincirlikuyu Mezarlığı'nda toprağa verilen sanatçının anısına eşi Çolpan İlhan tarafından kurulan Sadri Alışık Kültür Merkezi'nce her yıl "Sadri Alışık Sinema ve Tiyatro Ödülleri" veriliyor. Babası gibi oyuncu olan Kerem Alışık, bir açıklamada, babasının tek başına bir konservatuvar olduğunu söyleyerek, "Şarkısıyla şiiriyle resmiyle müthiş özellikli bir adamdı. Ülkesinin bütün yüreklerine ulaşan, samimi, fedakar, candan, önce insan ama yanında hep Çolpan İlhan. Onun sağı, solu, altı, üstü hep Çolpan İlhan, bütün bu başarılarında en büyük pay sahibi diyebilirim. Filmlerinde hep ofsaytta kalan bir adamdır ama hayatın içinde tek golü Çolpan İlhan'dır." ifadelerini kullanmıştı.
Kerem Alışık, babası Sadri Alışık'ı böyle andı: 'İnsan kalbine batana özlem demese bıçak der'
Reviewed by Ad / Zakir KAYA, Prof. Dr., KAYA NET GRUBU YÖNETİM KURULU BAŞKANI
on
Mart 19, 2021
Rating: 5
Hiç yorum yok