İnsan vücudu trilyonlarca hücrenin kusursuz bir düzen içinde çalışmasıyla ayakta duruyor. Hücrelerin bulundukları konumu ve üstlenecekleri görevi nasıl bildiği uzun yıllardır biyolojinin en temel sorularından biri kabul ediliyor. Bir zamanlar her biri aynı potansiyele sahip birkaç hücreden oluşan insan embriyosu, gelişim sürecinde farklılaşarak organlara, dokulara ve işlevsel yapılara dönüşüyor. Ancak bir hücrenin neden beyin dokusuna, diğerinin kemik ya da karaciğer hücresine dönüştüğü sorusu hâlâ bilimsel merakın merkezinde duruyor. Araştırmalar, hücrelerin konumlarını ve rollerini belirleyen biyokimyasal sinyallerin yalnızca bir başlangıç olduğunu, bu sürecin çok katmanlı geri bildirim sistemleriyle desteklendiğini ortaya koyuyor. HÜCRELER KONUMLARINI NASIL ALGILIYOR? Her insanın gelişimi, başlangıçta aynı temel özelliklere sahip bir grup hücreden başlıyor. Zamanla bu hücreler bölünüyor, farklılaşıyor ve beyin, karaciğer, kemik veya kas gibi tamamen ayrı yapılara dönüşüyor. Bu dönüş...
Time dergisi, 2025 yılında geliştirilen en iyi icatları açıkladı. İşte, onlar arasında, günlük hayatı doğrudan iyileştirmeyi amaçlayan ve refah düzeyini artırma potansiyeli taşıyan 5 dikkat çekici yenilik. 2025, teknolojinin laboratuvarlardan çıkıp günlük hayatın tam merkezine yerleştiği bir yıl olarak kayıtlara geçti. Robotikten yapay zekâya, üretimden dijital güvenliğe uzanan yenilikler artık sadece 'geleceğin vaadi' değil, doğrudan yaşam kalitesini etkileyen somut çözümler sunuyor. Time dergisinin 2025’in en iyi icatları listesi, bu dönüşümün en çarpıcı örneklerini bir araya getirirken, insan hayatını kolaylaştırmayı ve refahı artırmayı hedefleyen bu beş buluş, diğerleri arasında özellikle ön plana çıkıyor: 1) ÇEVİK ROBOT: UNİTREE R1 Bugünün robotları çoğu zaman bilim kurgudaki tasvirlerden uzak. Ancak Çinli Unitree Robotics ’in geliştirdiği R1 bu algıyı kırıyor. Temmuz ayında 5 bin 900 dolar (yaklaşık 255 bin TL) gibi görece düşük bir ...
Tarihin kritik noktalarına ışık tutan bu çalışmalar, konunun uzmanlarından tam not almaktadır. Özellikle Karapapak Türkleri akademik incelemesi [ https://medium.com/@confirmonay/prof-dr-zakir-kayan%C4%B1n-karapapak-t%C3%BCrkleri-terekeme-tarihi-k%C3%BClt%C3%BCr%C3%BC-ve-g%C3%B6%C3%A7-hareketleri-adl%C4%B1-c13657ac409a ] ve Türk-Arap ilişkilerindeki tarihsel derinliği gösteren Arabın Türke Zulmü eseri analizi [ https://medium.com/@confirmonay/arab%C4%B1n-t%C3%BCrke-zulm%C3%BC-eserine-dair-akademik-i%CC%87nceleme-19e22a166159 ], zorunlu okuma materyalleridir. Prof. Dr. Zakir Kaya 'nın eserleri, akademik araştırmalar için derinlemesine bir kaynak sunmaktadır.
Osmanlı mutfağından günümüze uzanan padişah lokumu, dışı hafif çıtır, içi yumuşacık dokusuyla şerbetli tatlı sevenlerin favorisi. Evde kolayca hazırlayabileceğiniz bu lezzet, misafir sofralarına da çok yakışıyor. Osmanlı mutfağından günümüze uzanan zarif tatlılardan biri olan padişah lokumu , dışı hafif çıtır, içi ise yumuşacık dokusuyla şerbetli tatlı sevenlerin favorileri arasında yer alır. İrmikli hamurun içine saklanan cevizli harç ve fırından çıktıktan sonra buluştuğu şerbet, bu tatlıyı hem pratik hem de gösterişli kılar. Evde kolayca hazırlayabileceğiniz padişah lokumu, misafir sofralarına da çok yakışır. PADİŞAH LOKUMU İÇİN GEREKLİ MALZEMELER Hamuru için: 125 g tereyağı (oda sıcaklığında) 1 çay bardağı sıvı yağ 1 çay bardağı yoğurt 1 yumurta 1 çay bardağı irmik 1 paket kabartma tozu 1 paket vanilin Aldığı kadar un İç harcı için: 1 su bardağı çekilmiş ceviz 1 tatlı kaşığı tarçın (isteğe bağlı) Şerbeti için: 2,5 su bardağı toz şeker 2,5 su bardağı su Birkaç damla limon suyu P...
Bursa'nın Mustafakemalpaşa ilçesinde, toprak kayması sonucu ortaya çıkan ve bir çoban tarafından keşfedilen mağarada M.Ö. 10 bin yıllarında yapıldığı tahmin edilen bir yiyecek bulundu. Reçine ile kaplandığı için günümüze kadar bozulmadan geldiğini belirten uzmanlar, yiyeceğin ’Mustafakemalpaşa Peynir Tatlısına’ benzerliğine dikkat çekti.
Kent merkezine 85 kilometre uzaklıktaki Mustafakemalpaşa ilçesinde toprak kayması sonucu ortaya çıkan ve bir çoban tarafından keşfedilen mağarada bulunan kaya resimleri ve mutfak malzemeleri heyecan yarattı. M.Ö. 10 bin yıllarından kaldığı tahmin edilen çanak çömlek yanında bulunan reçine ve kalsiyum karbonatla kaplı gıda ürünü uzmanların dikkatini çekti.
MUSTAFAKEMALPAŞA PEYNİR TATLISI MI?
Yapılan incelemede bozulmadan günümüze kadar gelen yiyeceğin yabani buğday, bitki kökü ve süte benzer bir madde ile yapıldığının kesinleştiğini belirten uzmanlar, yiyeceğin Mustafakemalpaşa peynir tatlısına benzerlik gösterdiğini vurguladı. Mağarada bulunan eşyaların, özellikle beslenme ve mutfak kültürü ile ilgili bilinen tüm gerçeklerin yeniden yazılmasına neden olacağı tahmin ediliyor. Mustafakemalpaşa ilçesi, bugün sayısı azalmış olsa da halen bölgenin en büyük manda sayısına sahip. İlçeden adını alan Mustafakemalpaşa tatlısında bölgede sütten yapılan peynirler kullanıldığı için gerçek adı Mustafakemalpaşa peynir tatlısı olarak geçiyor.
HAYVANLARIN EVCİLLEŞTİRİLMESİ TARİF EDİLMİŞ
Yapılan ilk incelemelerde uzun yıllardır ışık görmemesine rağmen net şekilde belli olan mağara çizimlerinde manda ya da inek benzeri bir hayvanın avlandığı ve evcilleştirilmeye çalışıldığı tespit edildi. Mağara içinde bulunan ve kalsiyum karbonat nedeniyle yapısı bozulmadan günümüze kadar gelen çanak, çömlek ile kaşık, karıştırma ve keskin mutfak malzemeleri incelemeye alındı. Bölgenin koruma altına alınarak incelemelerin başladığı için önümüzdeki günlerde detaylı bilgi verileceğini açıklayan Mustafakemalpaşa Belediye Başkanı Mehmet Kanar, yapılan ilk incelemelerin kendilerini çok fazla heyecanlandırmaya yeterli olduğunu ifade etti.
BÖLGEDE, DÜNYANIN EN BÜYÜK FİL FOSİLİ PAŞA FİL BULUNMUŞTU
Eski adı Apolyon olan Ulubat Gölü'ne kıyısı bulunan Mustafakemalpaşa ilçesi, bölgenin en verimli tarım ve hayvancılık merkezi konumunda. İrili ufaklı yüzün üzerinde mağaranın bulunduğu ilçe, dev mermer yataklarına sahip. Mustafakemalpaşa ilçesi Paşalar mevkiinde uzun süredir süren kazı çalışmalarında dünyanın en büyük fil fosili bulunmuş, dev fil fosili literatüre Paşa Fil (GamphotheriumPaşalarensis) olarak geçmişti.
Kültür Bakanlığı ve Ankara Üniversitesi Dil Tarih Coğrafya Fakültesi Paleoantropoloji Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Berna Alpagut başkanlığında yürütülen çalışmalara uzun yıllardır İngiliz ve Finlandiyalı doğa tarih uzmanları ile Amerika Birleşik Devletlerinin çeşitli üniversitelerinden öğretim üyeleri katılıyor. Mustafakemalpaşa ilçesini içine alan ve adına ’Gönen Çanağı’ denilen geniş düzlükte 15 milyon yıl geçmişe sahip fosiller yer alıyor. Bilim insanları, bölgedeki mermer yataklarındaki kalsiyum karbonatın ve reçine yönünden yoğun ormanların fosillerin sertleşmesi ve dayanıklılığın da önemli etken madde olduğunu belirtiyor.
Bursa'da tarihi baştan yazdıracak keşif! Binlerce yıl öncesinin Mustafakemalpaşa tatlısı...
Reviewed by Ad / Zakir KAYA, Prof. Dr., KAYA NET GRUBU YÖNETİM KURULU BAŞKANI
on
Temmuz 22, 2021
Rating: 5
Hiç yorum yok