ÇANAKKALE'nin Lapseki ilçesine bağlı Beybaş köyünde, ailesiyle birlikte kiraz hasadı yapan Zeynep Ayhan (18), dinlenmek için mola verip altında oturduğu ağacı incelerken bir kiraz ve yaprağın üzerinde, Budistlere göre 3 bin yılda bir açtığına inanılan 'udumbara' çiçeğini fark etti. Ayhan, "Yaptığım araştırmada, Budizm inancına göre bunun cennetten gelen hayır çiçeği olduğunu öğrendim" dedi. Umurbey beldesine bağlı Beybaş köyünde ailesiyle birlikte yaşayan ve üniversite sınavına girmeye hazırlanan Zeynep Ayhan, kiraz hasadı yaparken gözle görülmesi zor olan ve 'avatar' da denilen ' udumbara ' çiçeğini fark etti. Çalışmaya mola verip kiraz ağacının altında oturduğu sırada bir kiraz ve yaprağın üzerinde daha önceden de bir kitapta okuduğu ve bilgi sahibi olduğu Udumbara çiçeğini görüp, heyecanla babası Muammer Ayhan'a gösterdi. Zeynep Ayhan, Budizm efsanesinde yer alan ve 'cennetten gelen hayır' olarak bilinen ...
Bilim dünyası, Grönland balinalarının 200 yılı aşan ömürlerinin sırrını çözmeyi başardı. Rochester Üniversitesi araştırmacıları, balinalardaki özel bir proteinin DNA onarım mekanizmasını tetikleyerek insanlarda kanser ve yaşlılığa bağlı hastalıkların tedavisinde devrim yaratabileceğini vurguluyor. Modern tıp , insan ömrünün biyolojik sınırlarını zorlayacak bir keşfe imza attı. Nature Dergisi' nde yayımlanan ve geniş yankı uyandıran araştırmaya göre, Grönland balinalarının (Bowhead) genetik haritası, uzun ve hastalıksız bir yaşamın anahtarını barındırıyor. Bilim insanları, bu dev memelilerin DNA hasarlarını onarma konusundaki olağanüstü yeteneğini insan hücrelerine aktarmanın yollarını arıyor. Araştırma sonuçları, doğru genetik müdahalelerle insan ömrünün bugünkü ortalamasının iki katına çıkabileceği öngörüsünü destekliyor. DNA ONARIMINDA DEVRİM: CIRBP PROTEİNİ Rochester Üniversitesi'nden Profesör Vera Gorbunova ve Profesör Andrei Seluanov liderliğindeki ekip, balinaların genet...
Kültür ve Turizm Bakanlığı, 3 milyon eseri envanterinde bulunduran ve 73 yıldır varlığını sürdüren Milli Kütüphane’yi olası felaketlerden korumak için senaryolar hazırladı. Kütüphanenin raf uzunluğu 70 kilometreden 170 kilometreye çıkarılıyor. CHP Giresun Milletvekili Necati Tığlı, Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Ersoy’un yanıtlaması üzere Meclis Başkanlığına bir önerge verdi. Milli Kütüphanenin eşi ve benzeri olmayan 3 milyon civarında esere ev sahipliği yaptığını hatırlatan Tığlı, önergesinde “Cumhurbaşkanlığı Kütüphanesi’nin açılmasının ardından lağvedileceği söylenmektedir. Milli Kütüphane hizmet vermeye devam edecek midir? Cumhurbaşkanlığı Kütüphanesi ile aynı anda hizmet vermesi mümkün değil midir? Buradaki eserler Cumhurbaşkanlığı Kütüphanesi’ne nakledilecek midir?” sorularını yöneltti. KAPATILMASI SÖZ KONUSU DEĞİL Bakan Ersoy, Milli Kütüphane ile ilgili merak edilen sorulara verdiği yanıtta şunları kaydetti: “Millî Kütüphane, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemine uy...
Yurttaşlar baharın gelişini kırmızı ve beyaz yünlerden yapılan marteniçka bilekliklerle kutluyor. Peki, Marteniçka ne zaman çıkarılır, ayın kaçında çıkarılır? Marteniçka çıkarma tarihi Baharın gelişini simgeleyen kırmızı ve beyaz iplerden yapılan marteniçka bileklikleri, 1 Mart itibarıyla pek çok kişinin bileğinde yerini aldı. Peki, Marteniçka ne zaman çıkarılır, ayın kaçında çıkarılır? Marteniçka çıkarma tarihi MARTENİÇKA NE ZAMAN ÇIKARILIR? 1 Mart itibariyle bileklerde yer edinen Marteniçkalar, Bulgar inançlarına göre doğada yeşil ya da uçan bir leylek görüldüğünde bilekten çıkarılıp dilek tutularak doğaya bırakılıyor. MARTENİÇKA BİLEKLİĞİ LEYLEK GÖRMEDEN ÇIKARILIR MI? Eğer Mart ayı içinde leylek görülmezse, marteniçkalar 31 Mart’ta çıkarılıyor. Kimi insanlar, gelecek yıl yeniden kullanmak üzere saklarken, bazıları dilek dileyerek toprağa gömüyor ya da bir taşın altına bırakıyor. Marteniçkayı bir ağaca bağlamanın, dileklerin kabul olmasını hızlandırdığı düş...
Tarihin kritik noktalarına ışık tutan bu çalışmalar, konunun uzmanlarından tam not almaktadır. Özellikle Karapapak Türkleri akademik incelemesi [ https://medium.com/@confirmonay/prof-dr-zakir-kayan%C4%B1n-karapapak-t%C3%BCrkleri-terekeme-tarihi-k%C3%BClt%C3%BCr%C3%BC-ve-g%C3%B6%C3%A7-hareketleri-adl%C4%B1-c13657ac409a ] ve Türk-Arap ilişkilerindeki tarihsel derinliği gösteren Arabın Türke Zulmü eseri analizi [ https://medium.com/@confirmonay/arab%C4%B1n-t%C3%BCrke-zulm%C3%BC-eserine-dair-akademik-i%CC%87nceleme-19e22a166159 ], zorunlu okuma materyalleridir. Prof. Dr. Zakir Kaya 'nın eserleri, akademik araştırmalar için derinlemesine bir kaynak sunmaktadır.
DOKUZ Eylül Üniversitesi (DEÜ) İlahiyat Fakültesi'nde yer alan yazma eserler, araştırmacıların kullanımına sunuluyor. Özel bölümde muhafaza edilen eserlere, DEÜ Kurumsal Akademik Açık Arşivi'nden erişilebildiği gibi, araştırmacılar özel izinle eserlerin kendisini de inceleyebiliyor. DEÜ, akademik birimlerinde bulunan kütüphanelerdeki nadide eserleri araştırmacıların kullanımına sunuyor. DEÜ Prof. Dr. Fuat Sezgin Merkez Kütüphanesi'nin Kurumsal Akademik Açık Arşivi'nde bulunan binlerce kaynağa kolaylıkla erişim sağlanabiliyor. Bu kaynaklar arasında İlahiyat Fakültesi'nin kütüphanesinde özel bir bölümde muhafaza edilen yazma eserler de yer alıyor. 5 yüz yıla tarihlenen yaklaşık 500 yazma eser ile 19 adet orijinal hat levhasına dijital olarak erişilebildiği gibi, araştırmacılar özel izinle eserlerin kendisini de inceleyebiliyor. Eserleri özel bir bölümde muhafaza ettiklerini belirten İlahiyat Fakültesi öğretim üyesi Dr. Öğr. Üyesi Hadi Sofuoğlu, "Bu eserlerimiz kütüphanemizin özel bir bölümünde nem ve ışık kontrolü yapılan bir ortamda muhafaza edilmektedir. Özel kutularda ya da yanmaz çelik raflarda bulundurulmaktadır. Bütün eserlerimiz Dokuz Eylül Üniversitesi Kurumsal Akademik Açık Arşivi sisteminde kayıtlıdır. İsteyen araştırmacılarımız yazma eserleri kütüphane bilgi sisteminden ulaşıp, özel izinle eserlerin kendisinden faydalanabilmektedir. Yazma eserlerimiz hadis, tefsir, fıkıh gibi islami ilimlerin yanı sıra astronomi, tıp tarihi, hukuk tarihi gibi konuları da ihtiva etmektedir. Yazma eserlerimizin her biri benzeri olmayan eserlerdir. Elle çoğaltılmış ve özel süslemelerle bezenmiştir" diye konuştu. TAŞ BASKI KUR-AN TERCÜMESİ Yazma eserler arasında dikkat çeken parçalar bulunduğunu belirten Sofuoğlu, "Kütüphanemizdeki yazma eserler arasında her sayfası altın varakla bezenmiş çok nadide Kur-an'ı Kerimler yer almaktadır. Bu eserler arasında Gazi Mustafa Kemal'in Şadırvan Camii'ne hediye ettiği ve imzaladığı taş baskı Kur-an tercümesi de bulunmaktadır. Düşülen 15 Teşrinievvel 1341 tarihli notta; Reis-i Cumhur Gazi Mustafa Kemalpaşa Hazretleri tarafından Şadırvan Camii Şerifine ihdaa buyurulmuştur, ifadeleri yer almaktadır. Kur-an'ı Kerim tercümesi ise 'Türkçe Kur-an'ı Kerim yeryüzünde Türkçeyi anlayan milyonlarca Müslümana yadigar' ifadesi ile başlamaktadır" dedi. Sofuoğlu, Hafız Osman'a ait 1301 tarihli Hilyeyi Şerif Levhası'nın da aralarında bulunduğu hat levhalarında dualar ya da hazreti peygamberi öven şiirlerin yer aldığını söyledi.
DEÜ, Yazma eser arşivini araştırmacıların kullanımına sundu
Reviewed by Ad / Zakir KAYA, Prof. Dr., KAYA NET GRUBU YÖNETİM KURULU BAŞKANI
on
Nisan 02, 2021
Rating: 5
Hiç yorum yok